Yükselişteki Haberler

"Ben de şikayetçiyim, hâkim bey..."

Bir engelli T.C. vatandaşı olarak pandeminin başından beri çeşitli konularda şikayet edilen, yakınılan, yaşanan olumsuzluklardan ben de şikayetçiyim. Ancak yıllardır 'sıradan vatandaş' olmak için birçok platformda mücadele eden engellilerden biri olarak verilen vaatlerin yerine getirilmemesinden dolayı bir türlü bu mertebeye (sıradan vatandaşlık) ulaşamayan onlarca kişiden biriyim.

Şimdi bu dönemde bizimle aynı sorunları yaşamak zorunda olan sağlıklı bireylerden ki burada sağlıklı bireyleri tırnak içinde söylüyorum hani herkes ellerinin işaret parmaklarını oynatarak belirtiyorlar ya aynen öyle.

Net bir şekilde söylemek gerekirse bu sağlıklı bireylerin yine tırnak içinde halden anlamaz, empati yoksunu, ön yargı stokçusu olanlardan şikayetçiyim. Öncelikle vatandaş olarak eğitimde, sağlıkta, ekonomide bu zor şartlarda yaşanılan eşitsizlikten ben de şikayetçiyim. Yalnız başta da belirttiğim gibi sıradan vatandaş olmaya çalışan vatandaş olarak şikayet eden vatandaşlardan da şikayetçiyim. Çünkü hala bizleri anlayabilmiş değiller.

Engelliler yıllardır başta asgari ücret bile alamazken diğer birçok olumsuz konularda da adalet ve eşitlik ararken anlaşılamayan ve hep ötelenen bizler şimdi aynı sulardayız. Ama aynı gemide değiliz. Çünkü bizi hala dikkate alan yok. Biz aş, iş, eğitim, adalet gibi herkesin sosyal devletten şu dönemdeki beklentilerini yıllardır bekliyoruz ama ne gelen var ne giden. Daha kötüsü ne de anlayan var. Yaşadıklarımızı yeni yaşayanlar için diyeceğim o ki biz sittin senedir karantinadayız. Siz de alışırsınız. Yalnız kendinize biraz zaman tanıyın. Ancak verilen vaatlere çok da itibar etmeyin, aldanırsınız. Tek kurtuluş biz olmakla başlar.  

Yakın zamanda yaşadığım bir olaydan bahsetmeden geçemeyeceğim. Yapılan anketlerden falan bahsedip yıllardır engellileri kötü örnek olduklarını komşu ya da öğrenci olarak istemeyenleri de ben istemiyorum. İnsan her şeye ağlar sızlar mı? Her şeyi ister ve olmayınca da ortalığı yıkar mı? 7. katında oturduğum apartmanın asansöründe tadilat yapılıyordu. Biraz uzun sürdü. Ortalık karıştı. Hemen yapın, çabuk yapın, hala bitmedi mi? Yapım bir buçuk ay sürdü. Şikayet etmeyen bir ben, bir de 3. katta oturan engelli bir kardeşim vardı. Allah inandırsın, onlara bakıp şükür ettiğim çok oldu.

Tabi daha da ilginci asansör çalışmaya başladıktan sonra asansör yeni haliyle sesli uyarı sistemi, hafif bir müzik ile donatılmış bir halde bambaşka bir hal almıştı. Yeğeni engelli bir dayımız yeni asansörümüze denk geldiğinde aynen şöyle dedi:

''Mete'ciğim, asansör ne güzel oldu. (Asansörün yukarıda belirttiğim yeni özelliklerini anlattıktan sonra) dedi. Engellilerin yaşamı konusunda bilgi sahibi olmadığı belli olan bu değerli büyüğüm keşke bunun görme engellilerin erişebilirliğini kolaylaştırmak için yapıldığını ve gerekli olduğunu bilseydi. Bana sadece öyle demek kaldı. Hoş, vakit akşam üstüydü ama olsun. Öyle işte. Dilerim, dayım yarın öbür gün asansöre yatak yorgan bir de mangal atıp yaşamının geri kalanını orda devam ettirmez. Olursa da şaşırmam. Neler gördü bu gözler? Neler duydu bu kulaklar? Sözün özü engelliler için yapılan hiç bir şey sağlıklı bireylere engel olmadığı gibi yaşam kalitelerini artırıyorlar.

Neyse çok uzatmadan ki böyle söyleyenlerin uzatmadığı pek görülmüş değildir. Rutini bozmadan, kendimce bir fıkra ile yazımı taçlandırayım veya gole çevireyim. Çünkü hala ne demek istediğimi anlamamış olanlar, anlamak istemeyenler, anlamak işine gelmeyenler, yaş almış fakat bıngıldağı henüz sertleşmemiş olanlar olabilir. Belki fıkra onlara iyi gelir. Konuyla bağlantısı var mı? Yok mu? O da okuyana kalsın.

DELİ HASTANESİ

Bir gün bir bilim adamı yılbaşı nedeniyle hastaneleri gezip akıllanan delileri salmaya karar vermiş. Bir sürü hastaneyi gezmiş fakat hiç akıllandığına kanaat getirilen deliye rastlamamış. En sonunda bir hastaneye gitmiş birde bakmış ki bütün deliler zıplıyor.
Hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormuş:
– Bunlar neden böyle zıplıyorlar?
Doktor:
– Bunlar kendilerini mısır patlağı zannediyorlar, demiş.
Bir de bakmışlar ki bir tanesi zıplamadan yatağın üzerinde sabit bir şekilde duruyormuş. Hemen ona yaklaşarak sormuş:
– Sen neden zıplamıyorsun?
Deli:
– Ben tavaya yapıştım…
Herkesi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.....

Mete KAHRAMAN

Yorumlar

Bir Yorum Yaz